Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik savunma komiteleri kurulmadan bu mümkün müdür?
86 insanımız katledildi.. Canımız gitti.. Adam kalkmış 'HERKESİ sağduyulu olmaya davet' ediyor..
Yani zulmün her çeşidini derisinde yaşamış her milliyetten, her inançtan Türkiye halklarını, emekçilerini..
Sivas'ta, Maraş'ta, Roboski'de, Diyarbakır'da, Suruç'ta, Reyhanlı'da, Soma’da, Ermenek’te.. nice katliamlardan geçmiş Anadolu insanlarını..
Yani işkence tezgahlarından geçmiş, zindanlarda çürütülmüş; şehirlerde, dağlarda, ovalarda özgürlük uğruna toprağa düşmüş, sosyalistleri, devrimcileri, demokratları, yurtseverleri..
Diyor ki bunu da sineye çekin..
86 canı da!
Katliamda yoldaşlarını, eşlerini, kardeşlerini, dostlarını arkadaşlarını kaybetmiş onca insana, annelere, babalara ‘sağduyu’ diyor!
Kendi evladını kaçınılmaz son’un gadrinden sakınmak için İtalya’ya kaçırtırken..
Bize diyor ki, siz evlatlarınızın acısını içinize gömün..!
Tüm egemenler adına Bizi mezara gömmekten ne bir nebze pişmanlık ne bir an için durmadan.. Hitler gibi atalarının gaddar heveskarlığı ile..
Öfkeniz sokaklarda, meydanlarda dalga dalga akmasın.. Sel olmasın.. Sarsılmasın sarayın sütunları..
Alay edercesine, utanmazca ekranlara çıkıp ‘Hiç bir ihmal yoktu’ diyen, telefonlara cevap vermeyen ‘sağlık bakanını’, katliamdan hemen sonra yaralıları kurtarmaya çalışan yurttaşlara ve sağlık emekçilerine gaz sıkan polis teşkilatından sorumlu ‘içişleri bakanını ‘ sağduyu ile karşılayın diyor..
Daha dün, ülkücü-mafya karması yeni muhafızı ‘oluk oluk kan akacak’ mesajı vermişken hem de..
Bir yandan gazetecileri tutuklatırken, kanallara karartma getirirken..
Ve en önemlisi..
Son 5 aydır, yani 7 Haziran’da tecelli eden halkın iradesini yok saymak için türlü provokasyona başvurduğu, kaos planlarını devreye soktuğu, teröre karşı mücadele yaftası ile ulusalcıları yanına çekmeye, halkın iradesini parçalamaya çalıştığı süre boyunca 150’ye yakın yurttaşın saldırılarda hayatını kaybetmesine karşın tek bir yöneticinin istifa etmemiş, katliamların failleri bulunmamışken..
Bizleri sağduyuya davet ediyor..
Ne sağduyusu be!
Ne sağduyusuu!
Rezalete bakın!
Suriye halkına karşı savaş suçlusu, Roboski katliamının emrini veren, Reyhanlı'nın, Suruç'un ve Ankara katliamının baş sorumlusu..
Kanlı diktatör bizi sağduyuya davet ediyor!
Seçim seçim olmaktan çıkmıştır artık.. Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik savunma komiteleri kurulmadan bu mümkün müdür?
Güvenlik güçlerinin halkın değil, sarayın güvenlik güçleri olduğu bu son katliamda da ortaya çıkmadı mı?
Hem Diyarbakır mitingine bomba koyan kişinin ve hem de Suruç bombacısının MİT tarafından Suriye’ye götürülüp getirildiği ortaya çıkmamış mıydı? Tek bir yalanlama hatırlıyormusunuz?
Dıyarbakır bombacısı serbest bırakılmamış mıydı?
7 Haziran öncesinde Fenerbahçe’li futbolculara toplu suikast düzenlemek, Tendürek’te çatışma yaratmak, Adana ve Mersin’de HDP binalarına bubi tuzağı göndermek kimin işiydi? Hangisinin failleri ortaya çıkarıldı?
Bunları unuttuk mu?
Artık, demokratların, cumhuriyetçilerin; vicdanlı, hakiki Müslümanların, ALevilerin; sol, sosyal-demokrat partilerin, HDP’nin, CHP’nin, sosyalist ve komünist partilerin tek bir kampanya yürütmesi lazım..
Türkiye’de ve dünyanın her yerinde .. İnsanlık düşmanı faşist diktatörlüğe karşı halkı tek bir sloganla ayağa kaldırmak için..
Faşizmi mezara gömmek için..
ERDOĞAN İSTİFA .. ADALETE TESLİM OL!

