Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta, Irak’ta Türkler için istenen haklar ve statü Türkiye’nin Kürtlerinden niçin esirgenir? Kafa göz yarmadan, kana susamadan, kan dökmeden düşünmek tartışmak gerekmez mi? Yetmedi mi 40 bin tabut?
Medya, Başbakan Binali Yıldırım’ın Rusya ziyaretini haberleştiriyor.
Başbakan, Rusya Federasyonu’nda Tataristan Özerk Cumhuriyeti’ni ziyaret etmiş.
Tataristan’ın başkenti Kazan’da uçaktan kalpağıyla inerek sürpriz yapmış.
Türk-Tatar İş Forumu’nda konuşmuş.
“Dışarıda hava çok soğuk ama içeride yürekler sıcak” demiş, karşılıklı yatırımların önemini vurgulamış...
Rusya Federasyonu 21 özerk cumhuriyet, 88 federal birimden oluşuyor.
Özerk cumhuriyetlerden biri de Tataristan Özerk Cumhuriyeti.
Yanı sıra halkları Türkçe konuşan Başkurdistan, Tuva, Yakutistan, Hakasya, Karaçay, Kabardey, Altay gibi özerk cumhuriyetler de var.
Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri Rusya ziyaretlerinde bu özerk cumhuriyetlere de uğruyorlar mı acaba?
***
Haber metinlerinde “Rusya Federasyonu içinde Tataristan Özerk Cumhuriyeti” diye ifadelere rastlayınca...
Mesela, Rusya veya başka bir devletin Başbakanı Türkiye’yi ziyaret ediyor olsa.
Kürdistan Özerk Cumhuriyeti’ni de ziyaret edebilir mi?
Rusya Federasyonu içinde Tataristan Özerk Cumhuriyeti var ise,
Türkiye Cumhuriyeti içinde Kürdistan Özerk Cumhuriyeti olabilir mi?
Irak’ta da var ya!
Mesela işte.
***
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 İzmit basın toplantısını hatırlamamak elde değil.
Gazi, o basın toplantısında demiş ki:
“Başlı başına bir Kürtlük düşünmekten çok Anayasamız gereğince zaten bir çeşit özerklik oluşacaktır. O halde hangi bölgenin halkı Kürt ise onlar kendi kendilerini özerk olarak yöneteceklerdir. Bundan başka Türkiye’nin halkı söz konusu olurken onları da beraber ifade etmek gerekir. İfade olunmadıkları zaman bundan kendileri için sorun çıkarırlar. Şimdi TBMM, hem Türklerin hem de Kürtlerin yetkili temsilcilerinden oluşmuştur. Ve bu iki öğe, bütün çıkarını ve bütün yazgılarını birleştirmiştir. Yani, onlar bilirler ki bu ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmek doğru olmaz.”
Mustafa Kemal böyle konuşmuş olsun olmasın?
Milyonlarca nüfusa sahip bir halkın kendi kaderine hükmetme hakkı nereye kadar inkâr edilebilir?
Çok yakın tarihte ana dillerini konuşmaları bile yasaklanmıştı.
Tarihte görülmemiş bu insanlık ayıbı yasalardan silineli çok olmadı.
Kürtçe hâlâ tam anlamıyla özgür değil.
***
Uzak coğrafyalarda nüfusu 10 bini ancak geçen halklar bile kendi kaderlerine hükmedebilirken, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde vurmak, ölü ele geçirmek, şehirleri harabeye çevirmek, dağı taşı bombalamak çözüm müdür?
Konuşarak çözüm aramak yerine genç ölülerin cesetleri üzerinden ümmetçilik ve milliyetçilik ticareti yapmak insanlıkla bağdaşır mı?
“Rusya Federasyonu içinde Tataristan Özerk Cumhuriyeti” olabiliyorsa?
Irak içinde Kürdistan var ise,
“Türkiye Cumhuriyeti içinde Kürdistan Özerk Cumhuriyeti” olamaz mı?
Olamıyorsa, olması istenmiyorsa...
Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta, Irak’ta Türkler için istenen haklar ve statü Türkiye’nin Kürtlerinden niçin esirgenir?
Kafa göz yarmadan, kana susamadan, kan dökmeden düşünmek tartışmak gerekmez mi?
Yetmedi mi 40 bin tabut?

