BAKANLARIN SÖZÜNÜ DAHİ ETMEDİKLERİ ÇOK ÖNEMLİ AYRINTI! --Hükümetin 4 bakanının açıklamalarında inandırıcı bir yan yok, gerçekleri karartma çabasından başka. Aynı şeyi Antep katliamı için de yapmışlardı. Olaydan 45 dakika sonra saldırının PKK-Muhaberat işi olduğunu açıklamışlardı. Şimdi de aynı şekilde işi Mukavemei Suriye örgütüne yıkma çabasındalar.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay Reyhanlı'da meydana gelen saldırıya ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

Tayyip Erdoğan'ın "Hatay'ın bir sınır kenti olduğu"na dikkat çeken bilgilendirici açıklamasının ve Ahmet Davutoğlu'nun ağırlıkla Suriyeli muhalifleri ve dış politikayı savunmaya ayırdığı konuşmalarının ardından bu dörtlü de AKP'nin yaşadığı afallamayı ve görüntüyü kurtarma çabasını yansıtan açıklamalar yaptı.

9 GÖZALTI VAR

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki bombalı saldırılarla ilgili, "Şu ana kadar saldırıyla irtibatlı 9 kişi gözaltına alındı, itirafları da var" dedi.

Gün içinde Reyhanlı'ya ilişkin yayın yasağı kararı ile bağlantılı olarak iki de gazetecinin gözaltına alındığı haberleri de öz konusu.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Reyhanlı'daki patlamalarda şu ana kadar 46 yurttaşın hayatını kaybettiğini belirterek, "Bu kişilerden 38′inin kimlik tespiti yapıldı ve bunların 35′i Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 3 Suriye vatandaşı" dedi.

"ACİLCİLER" ve "MUKAVEMEİ SURİYE" İMASI

"Saldırıyı ismini ve eylemlerini bildiğimiz bir örgüt gerçekleştirdiği" diyen İçişleri Bakanı Muammer Güler ise, "Gözaltındaki 9 kişi arasında saldırıyı planlayan ve keşif yapan da var" diye konuştu. "Yaptığımız ilk tespitlerde olayın Suriye'deki rejim yanlısı örgütlerle özellikle el muhaberatla yakın irtibat içinde olan örgüt tarafından gerçekleştirilmiştir."

Bakanların ima ettiği örgüt Mihraç Ural'ın lideri olduğu THKP-C Acilciler örgütü. Ural şimdi, Suriye'de cihatçı gruplara karşı mücadele veren "Mukaveme Suriye" adlı örgüt yöneticilerinden. Bakanların iması birkaç gündür AKP medyasında da dillendiriliyor, Mihraç Ural'ın "Banyas Katliamı"nda parmağı olduğu iddia ediliyordu.

SURİYELİ MUHALİFLERİ SAVUNMA ÇABASI

Güler konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çalışmalarımız sonucu 9 kişi gözaltına alınmıştır, içlerinden biri olayın planlayıcısı. Olayın muhalifler ve sığınmacılarla bir ilgisi yoktur. Saldırının amacı bölgeyi tahrik etmek. Patlamanın etkisiyle 735 işyeri, 121 konut ve 62 araçta hasar meydana gelmiştir.

İnsani kayıpların giderilmesi mümkün değildir ancak hasarların giderilmesi için tespit yaptığımızı belirtmek isterim. Bu tespitler sonrasında zararlar karşılanacaktır. Bu olaylara karışan araçlardan birinin plakası tespit edilmiştir. Oynanmak istenen oyunun vatandaşlarımız farkına varsınlar."

SALDIRIDAKİ ÖSO PARMAĞI!

Bakanların bu açıklamalarında inandırıcı bir yan yok, gerçekleri karartma çabasından başka. Aynı şeyi Antep katliamında da yapmışlardı. Olaydan 45 dakika sonra saldırının PKK-Muhaberat işi olduğunu açıklamışlardı. Şimdi de aynı şekilde işi Mukavemei Suriye örgütüne yıkma çabasındalar. Üstelik lideri Mihraç Ural, Reyhanlı bir Alevi! GeriSini Söylemeye gerek yok!

Oysa bakanların sözünü dahi etmedikleri bir ayrıntıdan Reyhanlı'yı kana bulayan saldırının altından Suriyeli teröristlerin izi çıkıyor! Bakanlar delil sunmuyor ama bunun delili var!

Dün El Nusra cephesine üye teröristlerce patlamayı gören bir yerden kaydedilen video sorumluyu işaret ediyordu. Teröristler Reyhanlı'da gerçekleşen saldırıyı tekbirler eşliğinde, büyük bir sevinçle izleyip kameraya aldılar. Patlama yaşanırken teröristler "Tekbir" getiriyor, patlama yerini ve tarihi söylüyor.. Bundan söz edilmiyor.

dün internetteki bir videoya bir başka "korkunç ayrıntı" daha yansıdı. Fotoğrafta, Reyhanlı'da belediye binası yanında patlatılan araçlardan bakır telle bağlanmış, yanmış bir ceset görünüyor. Fotoğraf, patlatılan araçta, telle bağlanmış bir esirin olduğunu düşündürüyor.

DAHA ÖNCE DE AYNI EYLEM

Oda-Tv, bu korkunç ayrıntının, herkesin unuttuğu bir başka korkunç ayrıntıya benzerliğiyle dikkat çekiyor. Geçtiğimiz Ağustos'ta dünya basınına yansımıştı: ÖSO çeteleri, ellerindeki tutsakları araçlara bindirip intihar saldırısında kullanıyordu. Esirleri otomobile kilitleyip intihar saldırıların kullanmak, ÖSO'nun taktiği olarak o dönemden beri biliniyor.

New York Times ile BBC televizyonunun duyurduğu habere göre, ÖSO çeteleri, esir aldıkları bir Esad yanlısını, "esir değişimi yapacağız" diye kandırarak bir otomobile bindirmişler ve Suriye ordusu kontrol noktasına sürmesini istemişlerdi.

Ne olayı izleyen muhabirin ne otomobili süren esirin, otomobilde bombalar bulunduğundan haberi vardı. Sonunda, otomobil teknik bir nedenle patlamayınca, militanlar New York Times muhabirine durumu açıklamışlardı. BBC haberini, "bu kuşkusuz bir savaş suçu" sözleriyle bitiriyordu.